Serendip Hülyası...

5/6/2009 - Gül Ayinleri..




...
Halden bilen değildir gül...
İncelik ki hâlden bilmekte saklıdır, dilden bilmekte.
Lâkin gül hâlden bilici değildir.
Sevgiyi hazmedici değildir.
Sevildikçe kibir düşer gönlüne gülün.
Böbürlenir, naz edici, yüz çevirici, cefâ edici olur.
Bülbül ise sevdakârdır.
Boyun bükücüdür.
Kıblesi, Kâbesi güldür bülbülün.
Bülbül nâlândır. İnleyicidir, ağlayıcıdır.
Kurt, kuş susar..
Taş, toprak susar bülbül inleyince, yağmur durur, yel diner de..
Kibirli gül duyucu olmaz aşıkın nâlesini.
Ve bir seher bülbül, usanıp gayrı nazdan, takar yüreğini hoyrat gülün dikenine..
Canına kıyıcı olur, kanını dökücü olur.
Bülbülün ölümü, bülbülün son secdesidir artık kibirli güle.
Sevdaya can verişidir....

Emir KALKAN/ Gül Ayinleri
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler :

4/6/2009 - Serendip!



Serendip!...
Cümlemin başı, sonu,
Evveli, ahiri,
Yokluğumun ıssız kenti,
Ömrümün sayhası..
Rengine boyandığım Serencâmım..

Harf harf adını yüreğime kazıdığım
Lâl-u ebkemlerin şehr-i yârı..
Heybemde senden başka yok bir azığım..
Bir sen varsın içimde,
İçimse bir filbahar mateminde...

Görmüyor gözlerim,
Duymuyor kulaklarım..
Öyle bir sen/sin ki ben/de
Kaybettim kendimi bir sen/in benliğinde...
Kimse/siz/liğin dehlizlerinde..

Serendip!...
Bilinmezim, sızım,
Mahrem sırrım...
Ne vakit ki bir visâl gördüm,
Bildim sol yan boşluğumdaki sancıyı..
Bildim doldurulmaz yanımı taşıdığını...

Serendip!
Ey kelimeler kitabının sırrı,
Var mıdır hüznümün sende karşılığı?
Kaç kulaç daha adımlamalı sana varmaya,
Kaç ölüm karşılar sende bir baharı?
...

Artık gecenin en zifirisinde uğurluyorum düşlerimi,
Yitikliğimi alnıma kara çalarak..
Ellerimde senden arta kalanların kimsesizliği,
Boğuluyorum kendi yalnızlığımda savrularak..
Serendip!
Gidiyorum artık yoksulluğuma yeni yokluklar bağışlayarak..

-8 Mart 2009

Demet Yılmaz /Visal

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler :

4/6/2009 - Son/bahar



Sarı-turuncu bir mevsimdi Son-bahar...
Sarının en koyu tonunu barındırıyordu düşlerinde..
Hani sarı Ayrılığın rengi olmuştu ya,
Bu yüzden adı konmuştu Son-bahar....


Son-bahar!
Seni nasıl bilmeli?
Ömrümün hangi rengine koymalı gölgeni?
Ardıma düşürdüğün hicranlarını nasıl bertaraf etmeli?
Bir gün İlk-bahar'ı müjdeler misin Son'unda...
Bir gün visal'i hicran diye sürer misin bağrıma...

Son-bahar!
Hadi kalk giyin yeşilin en alaca rengini suretine,
Soyun tüm ölümcül son'ları yaşattığın ayrılık kisvesini...
Ya bir İlk ol, dokun sararmış yüreğime ilk-baharları getir,
Ya da son'unda bitir ömrümü bir son-bahar sahteliğinde...


Visal/2009
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler :

4/6/2009 - Hüzün



Hüzün yine kapımda,

Acı acı çağırıyor yüreğimi benliğine...
Git diyorum, git!

Çalma kapımı bir daha yokoluşlara...
Gitmiyor..
Ben gidersem senden geriye bir şey kalmaz diyor..
Ben senim; dünyaya geldiğin andan beri;
Senin varlığınla birlikte büyüyen kendinim...
Hani alem-i ervah'tan dünya çukuruna geldin ya,
İşte ben o gün senle birlikte doğdum..
Hicran dokunan yüreğine tütsü oldum...
Yandıkça hüzün kokusu saldım benliğine...
Bazen bu koku vazgeçilmezin;bazen de çekilmezin oldu.
Ama ben senin bir parçanım ey yürek;
Senle doğdum,senle büyüdüm,senle visal'i buldum...


Gözlerimi kapadım:

Hüznün nağmeleri sardı benliğimi...
Ve anladım ki çekilmez zannettiğim benim vazgeçilmezimdi...
Gitme hüznüm, gitme!
Yarım kalmış yüreğime bir yarımlık da sen ekleme....


VİSAL
23:00/2008
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı :: Etiketler :

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

...

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Rss

Kategoriler

Etiket Bulutu

Arkadaşlarım

Blogcu Yardım
kulbeiahzan
visaleozlem